Renk seçin:


Damar İnstagram Sözleri

Damar İnstagram Sözleri

Manşet: Umudun rengi siyah olunca, kör olmamak elde değil.

İçiniz kahpelik, dışınız sahtelik!

Unutulmak kadar acıdır bazen yaşamak.

İçime attıklarım benden daha ağır.

Akşam olunca sadece havalar kararmıyor.

Sakın ümidini kesenlerden olma.

Kalemimin kurşunu bitmiş, öldüremiyorum seni.

Olursa olur, olmazsa bir sigara daha yakarız.

Üzülmem mi sanıyorsun yürek ağlar gözden önce.

Kaybettiklerimize yakalım, sen benden başla.

Umudun rengi siyah olunca, kör olmamak elde değil.

Zor günler, dostu düşmanı ayıklamak için var.

Kalp durduğu zaman değil, unutulduğu zaman ölür.

Çok güzel gülen insanlar var; içleri paramparça!

Sırt üstü gömülür insanlar, ama sen beni yüzüstü bıraktın.

Biz o ihtimallerin üstünde çok sigara söndürdük.

Düşene tekme atmak bize yakışmaz. Kalkınca hesaplaşırız.

Oyun bitti perde kapandı gerçek hayata hoş geldin.

Ne kadar gülersen gül, mutsuzsan annen gözlerinden anlar.

Vazgeçmek yok güzel insan! Bak Allah var, umut var.

Ölürsem beni yarimin kalbine gömün. Mekanım cennet olsun.

Seninde sevgin yalan, yalan dünya gibi sende yalansın.

Kurulu bir düzenim olsun isterken, meğer ne çok dağılmışım ben!

Bu böyledir! Gündüz biriktirir sonra geceye dökeriz içimizi!

Biz gönlümüzde ne gemiler batırdık. Kıçı kırık bir sandalın lafı mı olur!

Neden sancılar eksik olmaz, iyi insanların yüreğinden?

Yarınlar güzel olacak demişlerdi. Daha ne kadar yatıp kalkacağız?

Sustuğum yerde sen varsın. Konuştuğum yerde özlemin.

Canı yanmış insanlar tehlikelidir. Nasıl savaşacaklarını öğrenmişlerdir.

Yıkılan sadece hayallerim, kişiliğim ve karakterim değil.

Ayakta kalmasını bilen insanlar için, kaybetmek büyük bir mesele değildir.

İstersem çare, istemezsem bahane bulurum. Sen rahat ol!

İki şey yıkar insanı; dostundan gelen ihanet, düşmanından gelen merhamet!

Bir kere düşsem, iki kere kalkarım. Herkes rahatına baksın!

Şurama batan, diyor şair… Şurama batana özlem demeselerdi bıçak derdim.

Yüreğimizde ölen insanların, dilimizde duası olmaz bizim!

Sakat ol, topal ol, sağır ol, duygusuz ol, hissiz ol, lal ol, kör ol… Ama asla “ŞEREFSİZ” olma!

Masal kitabı gibisin, okuması güzel ama inanması çok zor.

Yağmur olsan binlerce damla arasından tutardım seni. Çünkü, Korkarım. Toprak aldığını vermiyor geri.

Ve sonra anlıyorsun. Hiç kimsenin hiçbir şeye değmediğini.

Düşerken iki şeyi asla unutma: kimin seni ittiğini ve kimin seni tutmadığını. Ayağa tekrar kalkınca lazım olacak.

Varsın olmasın hayatta her istediğimiz, Biz olana “Elhamdülillah”, olmayana da “Eyvallah” demesini biliriz.

Özlerim ben seni seninle bile, vuslat mı hasret mi adını sen koy, aşkınla yakıp da düşürdün dile sevgi mi nefret mi adını sen koy.

Ne yormak istedim seni. Ne de yormak kendimi. Çok çalıştım gitmeye de kalmaya da. İkisi de aynı acı ikisi de rezil. Daha öncede gitmiştim ama böyle kalarak değil böyle kalarak değil.

Güzel derlerdi çocukken aşka, sanki uçarmış tutulan aşka, anlatılanlar başka, yaşanan başka, bir daha sevmek için, heves mi kaldı.

Sen benim bakışına hasret kaldığım sesine özlemle bağlandığımsın. Özlemim hasretim bakmaya doyamadığımsın. Bahtıma doğanımsın. Olmazsa olmazımsın. Nefretim öfkem kinim sevincim umudum düşüm rüyam hayalim ama en çok ağlatan en çok kanatansın. Sen tarifi imkânsızımsın.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ