Renk seçin:


Duygusal Twitter Sözleri

Duygusal Twitter Sözleri

Manşet: Seni anlatabilsem seni, yokluğun, cehennemin öbür adıdır. Üşüyorum, kapama gözlerini.

Yanaklarım dururken canımı sıkman çok saçma.

Birini sevmek için nedenin yoksa onu gerçekten seviyorsundur.

Sevmek ölmektir bence, ben de sevmiştim ölmeden önce.

Kadın, insanın gölgesi gibidir; kovalarsanız kaçar, kaçarsanız kovalar.

Seni benim kadar sevenler, sana benim kadar hasret kalsın.

Gerçek aşk daima kişisel yarar duygusundan vazgeçme temeli üzerinde yükselir.

Mutsuzluk yaşadığımız olayda değil, bizim ona gösterdiğimiz tepkidedir.

Kimse seni benim kadar sevemez, çünkü kimsenin kalbi benimki gibi açık değildir.

Kalbim seni unutacak kadar adi ise ellerim onu parçalayacak kadar asildir.

Sevilmek umuduyla sevmek insanidir. Fakat sevmek için sevmek, meleklere mahsustur.

Unutma ki, yalnız olmak; yanlış yerde ve yanlış bir kalpte olmaktan iyidir.

Sevdim be! Hiç sevmediğim kadar sevdim ve hiç pişman olmadığım kadar pişman oldum.

Baharın gelmesiyle taşlar yeşermez toprak ol ki sende renk renk güller açsın.

Atomu çekirdeğine kadar çözdüm ama senin o güzel gözlerinin ardındaki sırrı çözemedim.

Gece gündüzden, doğru yanlıştan kaçar. Güneş yalnızdır ama etrafına ışık saçar.

İdam sehpasında ki mahkûm ne kadar yaşamayı seviyorsa, ben de seni o kadar çok seviyorum.

Benim en çok sevdiğim insan sen isen, neden bana en çok ıstırabı verende sensin?

Kalem olsa dünyadaki bütün ağaçlar ve bütün denizler mürekkep olsa senin şiirini yazamam yine de…

Utanırım, söyleyemem yaşadığım yalnızlığı, kelimeler yetmiyor k; bu mu sevda dedikleri.

Onca gün, ah, onca gün görürüm seni. Nasıl öderim, neyle öderim onca somut ve onca yakın oluşunu?

Kadın ilk öpücükte neler kazanacağını bilemez ama son öpücükte neler kaybettiğini bilir.

Sen dünyaya sürgün bir meleksin. Ve ben seni o kadar çok seveceğim ki. Bir daha cennetine dönemeyeceksin.

Eğer beni bu sokakta bu semtte bu şehirde bulamazsan sevgilim bil ki ben gözlerinin daldığı yerdeyim.

Geldiğin kadar değil göründüğün kadar mutlusun ve sakın ola unutma gittiğin kadar değil hak ettiğin kadar unutulursun.

Aslında suçum yok hakim bey bende yakmak istemezdim bu şehri ama ne yapayım üşümesin sevdiğimin elleri.

Gül bahçesinde geçse de ömrüm, inan üstüne gül koklamam gülüm, seni koklamak olsa da ölüm, uğrunda ölmeye değer gülüm.

Bana kalsa gökyüzündeki tüm yıldızlar yerine bütün insanlara. Senin gözlerinde ışıldayan bir çift yıldızı gönderirdim.

Mantığa her ne kadar uymasa da, insanın elindekilere razı olması demek özgürlüğün kapısını ardına kadar açması demektir.

Yaprak döken gençliğimin satir aralarında altı kırmızıyla çizilmiş ve tırnak içine alınmış suskunluğumun bas harflerisin.

Sevmek ‘seviyorum’ demek değil, yüreğinde hissetmektir. Ve aşk yanında olanı sevmek değil, bazen gelmeyecek birini beklemektir.

Sen bir şey söylemeden gidersin değil mi? Hem de öyle bir gidersin ki; bırak yaşamayı insanın nefes alması bile yarım kalır.

Yalnızlık gecelerin, umut bekleyenlerin, hayal çaresizlerin, yağmur sokakların, tebessüm dudakların, Sen ise yalnız benimsin bir tanem.

Dışarıda yağmur kalbimde rüzgar seviyorum seni dünyalar kadar. Yüreğim yanar gözlerim ağlar içimde sadece senin hasretin var.

Hayata bir adım daha yaklaştım seninle. Tutunca ellerini hayata bağlanırım sevgilim. Sen hayatı bana öğrettin, kalbime sevmeyi gösterdin.

Bu dünyada, öyle ya da böyle yaptığın her şeyin hesabını verirsin. Hiçbir şey karşılıksız değildir. Tanrı’nın merhameti dışında.

Sen bazen en zifiri karanlık gecemin güneşi, sen bazen yaşanacak hayatın cesaret verecek mutluluk yanı, sen bazen ve her zaman sevgimin tek nedeni.

Rüyalarını gül yapraklarıyla yatağını papatyalarla süsledim, üzerini sevgiyle örtüp tüm kabusları aldım ki en güzel rüyaları sen göresin.

Arzularını ve korkularını ortadan kaldır. Artık senin için hiç bir zalim kalmaz. Başını göğsüme yasladığında tek bir düşmanım vardır; geçip giden zaman.

Güller hep ellerinde açsın ama dikenleri batmasın. Sevda hep seni bulsun, ama seni yaralamasın. Mutluluk hep yüreğine dolsun, ama beni unutturmasın.

Gün bir gün, sevdalanmış geceye gecede yakamoz düşürmüş denize o günden bugüne geceyle gündüz ayrılmaz olmuş ta ki güneş tutulup gölge düşürene dek sevdalara.

Ölüm olsun seni unuttuğum gün diyorsam ve sen benim için bu kadar vazgeçilmez olduğunu bildiğin halde gidiyorsan yaşamam sebebim olsan bile kal demem.

Aşkın mantığı olmaz. Sakın ha! Dostum içme aşk zehrini su diye aşk pınarından, ya Ferhat gibi atlarsın kayalardan ya da mecnun olur dolaşırsın çöllerde kahrından.

Eğer bir dilek hakkım olsaydı benim hayatıma getirdiğin mutluluğun aynısını sana getirmeyi dilerdim. Sevmenin nasıl bir şey olduğunu hissetmeni dilerdim.

Hayatıma girip canıma can kattığın için, Bir gülüşünle beni mutlu ettiğin için, Kör olup senden başka kimseyi göremediğimi anlayıp kalbinin kapılarını bana açtığın için teşekkür ederim. Seni Seviyorum.

Yıllar vardır nasıl geçtiğini bilmezdim bir gün vardır yaşamın anlamını değiştirdi bana dair hissetmediğimi bilmediğimi yaşattı işte o anı senle yasadım senle sevdim.

Sevmek, sevdiği insanın elini tutmaya bile kıyamamak demektir. Sevmek var ya sevmek karşısındaki insanın gözlerine bakarken seni seviyorum diyebilmektir. Her insan sevmesini bilemez ve her insan da sevilmez.

Gece midir insani hüzünlendiren, yoksa insan mıdır hüzünlenmek için geceyi bekleyen? Gece midir seni bana düşündüren yoksa ben miyim seni düşünmek için geceyi bekleyen?

Ey sevgili sen bilir misin mumyalama tekniğini? Dur anlatayım istersen. Mumyalama tekniğinde önce gözlerini alırlar, sonra aklını, en sonunda da kalbini alırlar. Ey sevgili sende, bende mumyalama tekniği uyguladın. Önce gözlerimi sonra aklımı en sonunda da kalbimi aldın.

Kimsin sen yaşamak isteyip de yaşayamadığım umutlarımsın, farkında olmadan yıllardır beklediğimsin belki de, kimsin sen, sen benim sevdiğimsin sevdiğimi söyleyebildiğimsin!

Yokluğunun kurduğu acılardan bir yol çizdim yüreğime, artık dönsen de olur dönmesen de.. Bir gün bu yürek bu bedene ağır geldiğinde, senide unuturum sevgini de. Alacaklarım kaldı sende biraz sevgi biraz gurur. Sana ihanetin adını sorduğumda adı yok demiştin. Şimdi ben son sözümü söylüyorum. Unutma ihanetin adı yoksa affı da yoktur.

Daha cesurum artık. Keşke dememek için çabalamıyorum. İçimde büyütmüyorum hiç bir şeyi ve kimseye hiç hayatımdan çıkmayacakmış gibi davranmıyorum. Gitmek isteyene bir yolda ben çiziyorum. Selametle.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ