Renk seçin:


İsyan Mesajları

İsyan Mesajları

Manşet: Umut tükendi. Batır gemiyi kaptan.

İsyan etme gökyüzü benim kadar ağlayamazsın.

Artık herhangi bir hayale kucak açmayacak kadar yorgunum.

İsyanım bu hayata değil güzelim, isyanım bu aşka!

Suskunluk soylu bir meydan okumadır. Ama soysuzlara işlemez.

Bir yalan, dört doğruyu götürür; iyilik, güven, sadakat, huzur.

Huyunu bilmediğin kişinin suyuna kapılırsın, kuyusunda boğulursun.

İsyankar gençlik çık aleme, alem isyankar gençlerin peşinde!

Seni benim kadar kim seviyorsa en az benim kadar sana hasret kalsın.

Bütün insanları sevebilirdim, sevmeye senden başlamasaydım.

Sert rüzgârlar karanlık geceleri severmiş, aynen benim seni sevdiğim gibi.

Yürüdüğün yollardan geçebilirsin bir daha fakat anılardan, asla!

Öyle zamanlar vardır ki, gittiğiniz yer önemsizdir. Önemli olan nasıl gittiğinizdir.

Sen geceyi bana bela ettin. Bense sana olan her şeye lanet ettim.

Sevgimiz yavaş yavaş süzülen çisil çisil yağmur gibi ama ırmakları taşıran cinsten.

Hasretin acıya boğmuşsa beni, gelmezsen unutmak hakkım değil mi?

İsyanım aşkı bilmeyen sevgililere, sevip de değerini bilmeyen değersizlere isyanım!

Giden gitmiştir, gittiği gün bitmiştir. Gideni ben değil giden beni kaybetmiştir.

Bizim ellerimizde dost nasırları, çekiyoruz her gece aşk tasası. Sana değil sözlerim alayınıza!

Ne sahte sevgiler için zaman geçirdim ne de zamanımı sahte sevgililer için harcadım.

Gitme yanımdan kal bu dünya bana sensiz zindan sözlerimi dinlemeden gitme isyanım herkese!

Canını sıkanın hayatından bir yıldız gibi kayacaksın ki; arkandan dilek bile tutamasın.

Sen her zaman kalbimde bir umut beynimde bir kuralsın, sen isyankâr olduğum âlemde tek duamsın bebeğim.

Sessizliğedir isyanım yoksa ne seni sevene düşmanım ne de seni sevdiğime pişmanım.

Ben içimde yüz binlerce özlemimle her gün seni yaşıyorum, seni delicesine özlüyorum, sana doyamıyorum…

Bunca acıyı çekmez hiç kimse ve bunca ölümden kolay dönülmez bu kadar sevmeyince.

Karanlık bir gecede elinde sigara geziyor sokaklarda isyankâr. Aşık belli, ağlaması inletiyor her yeri.

İnsan ya aşık olmalı ya da sevmeli, insan ya nefret etmeli ya da isyan bayrağını çekmeli!

Sana o kadar kırgınım ki, seni bin parçaya bölsem yetmez. Ama kaybolacak bir parçana da gönlüm elvermez.

Başımı göğsüne yasladığım tek düşmanım bir zamanlar aşkınla yandığım sensin sevgili.

Ben ne asi aşklar gördün bu hayatta isyanım olmadı sadece sana, ben ne ölümler gördüm isyan etmedim aşka!

Bazen uzun cümleler kurarsın anlayan olmaz. Susar bir nokta koyarsın, duymayan kalmaz.

Yağmur, mutluluğuma gölge düşürmek için yağıyorsun aldırmıyorum. Niyetin beni ıslatmaksa ben zaten ağlıyorum.

Biz isyankâr âşıklarız! Geceleri sokaklarda düşünürüz aşkımızı, geceleri isyan bayrağımız dalgalanır aşka karşı!

Son kelimem olsun aydınlık, son nefesimde karanlık. Sor kendine ‘Hani nerde Delikanlılık?’ Yaptığın apaçık yalakalık!

Bilmesek te zengin insanlar gibi parlak taşlar üzerinde dans etmeyi, biliriz delikanlı gibi Allah’ına kadar sevmeyi!

Gül bahçesinde geçse de ömrüm, inan üstüne gül koklamam gülüm, seni koklamak olsa da ölüm, uğrunda ölmeye değer gülüm.

Güzel olsan da söz dinlemez bu gönül, çirkin olsan da sever seni gönlüm. Delikanlı kalbimle geliyorum sana, isyanım bu âleme!

Bugün yeni bir meyhane keşfettim mezarlığın tam karşısında beni ararda bulamazsan ya meyhanedeyim ya da tam karşısında.

Ayrılıklar küçük sevgileri öldürür ama büyük sevgileri güçlendirir tıpkı rüzgarın mumu söndürüp yangını güçlendirdiği gibi.

Öyle kolay değil benden kurtulman, hesabım bitmedi daha seninle, öcümü almazsam haram yaşamak, hesabım bitmedi daha seninle.

Çöldeki bir çiçek olsan seni soldurmamak için gözyaşlarımla sulardım isyanım akan gözyaşlarıma değil seni soldurmamaya olurdu.

Ne isyanlarla gider bu hayat? Neden aşklarla biter bu hayat? Dünya döndükçe sesimi duyacaksın, isyan yazılarımı okuyacaksın!

Neden söylemez insan sevdiğine sevdiğini, neden anlamaz insan yanındayken kıymetini, yarın çok geç olunca pişman olmak boşuna.

Denizleri seviyorsan dalgaları da seveceksin, sevilmek istiyorsan önce sevmeyi bileceksin, uçmayı seviyorsan düşmeyi de bileceksin!

Seni yıldızlara benzetiyorum onlar kadar etkileyici, çekici ve güzelsin ama aranızda tek fark var onlar milyonlarca sen bir tanesin.

Ben seni dün veya bu gün sevmedim, bugün de dünde geride kalacak, ben seni yarınlar için sevdim, çünkü yarınlar bizimle son bulacak.

Dünyada 2 renk gül olsun, biri kırmızı diğeri beyaz, sen beni unutursan kırmızılar solsun, ben seni unutursam beyazlar kefenim olsun.

Bir zamanlar arkandan ağlardım, Bir zamanlar senin için dünyayı yakardım. Ama şimdi şerefsizim ki bir kibrit bile çakmam. Çünkü değmezsin.

Gerçek gülüşler sana, umutlar, mutluluklar sana. Sana yaz, sana bahar, rengârenk çiçekler. Bana yalnızlık, kış, kar ve sahte gülüşler yeter!

Seni düşünür, seni özlerim, sevgilerin özlemlerin derinliğinde ne olur kir şeytanın bacağını bir kez beni hatırla, bir sonbahar serinliğinde.

Sen nasıl insansın beni acılarla bıraktın. Ya İnsafsızsın her sözle kandırdın ya vicdansızsın. Ben sana söyleyeyim, sen İnsan bile olamazsın.

Bir zamanlar ardından bakar ağlardım şimdi dönüp ardıma bile bakmam. Bir zamanlar uğruna dünyaları yakardım şimdi şerefsizim kibrit bile çakmam!

Sen elimden tutunca, deniz başardı içimi sen elimden tutunca, yüreğim yeşil yosunlara takılıp günlerce dip akıntılarının peşi sıra gitmek isterdim.

Sen bazen en zifiri karanlık gecemin güneşi, sen bazen yaşanacak hayatin cesaret verecek mutluluk yani, sen bazen ve her zaman sevgimin tek nedeni.

Aşkımız için kan dökmemi istiyorsan sana dünyanın şah damarını keserim ille de senin kanın olacak diyorsan mühim değil ben seni toprakta da severim.

Boynunda bir yaftayla bin cezaya hüküm giyen isyanların sesiyim yitik sevdalarda bir yüzüm adı bile bilinmeyen ve hep aşka mahkum ve hep. Affedilmeyen.

Benim kalbimi kırmak suya yazı yazmaya benzer, kırılan kalbimi düzeltmek gece doğan güneşe benzer. Sen o suya yazı yazmayı başardın şimdi güneşin doğmasını bekle.

Ne dil yeter seni anlatmaya, ne göz kıyar sana bakmaya, ne ellerim dayanır sana dokunmaya, ne kollarım uzanır seni sarmaya. Hiç ömür yeter mi, bir sen daha bulmaya, bir tanesi.

Alsalar da şu yaşla dolu gözlerimi yerlerinden… Çalsalar da haberim olmadan seni kalbimden. Eğer unutacaksa bu can çıkmasın bedenimden. Ölürsem söyleyin mezarıma gelmesin o sevmeyi bilmeyen.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ